بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي وَتَبَّۜ
Tebbet yedâ ebî lehebin vetebb(e)
(Resulümüze yaptıkları yüzünden) Ebu Leheb'in elleri kurusun (ve helâk olsun). Zaten kurudu da.
مَٓا عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ
Mâ aġnâ ‘anhu mâluhu vemâ keseb(e)
Malı da kazandığı da ona fayda vermedi.
سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ
Seyaslâ nâran żâte leheb(in)
(O, âhiret günü) Alevli bir ateşe yaslanacaktır.
وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ
Vemraetuhu hammâlete-lhatab(i)
(4-5) (Küfründe ona yardım ettiği için) Karısı da! (Ve karısı) Boynunda hurma lifinden bir iple odun hamalı olarak (onun ateşine odun taşıyacaktır).
ف۪ي حَبْلٌ مِنْ
Fî cîdihâ hablun min mesed(in)
(4-5) (Küfründe ona yardım ettiği için) Karısı da! (Ve karısı) Boynunda hurma lifinden bir iple odun hamalı olarak (onun ateşine odun taşıyacaktır).