← Sûreler
Âdiyât Sûresi
11 âyet · Mekki
سُورَةُ الْعَادِيَاتِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1

وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ

Vel-’âdiyâti dabhâ(n)

(Allah'ın vahyini taşırken) Nefes nefese koşanlara,

2

فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ

Fel-mûriyâti kadhâ(n)

(Vahiy nûrunun) Kıvılcımı(nı saçtıkça) saçanlara,

3

فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ

Fel-muġîrâti subhâ(n)

Sabah (akşam vahyi taşımak için) akına çıkanlara,

4

فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ

Fe-eśerne bihi nak’â(n)

(Bu uğurda) Tozu dumana katanlara,

5

فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ

Fe-vesatne bihi cem’â(n)

Ve bir topluluğun ortasına onunla (kendilerindeki imanla Allah'a davet etmek için) dalanlara (andolsun ki),

6

اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ

İnne-l-insâne lirabbihi lekenûd(un)

Muhakkak insan, Rabbine karşı gerçekten pek nankördür.

7

وَاِنَّهُ عَلٰى لَشَه۪يدٌۚ

Ve-innehu ‘alâ żâlike leşehîd(un)

Hiç şüphesiz buna gerçekten kendisi de şahiddir.

8

وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ

Ve-innehu lihubbi-lḣayri leşedîd(un)

Çünkü o, (kendi) hayrı(nı, nefsinin isteklerini ve dünya malını çok) sevdiği için gerçekten (onun kalbi) çok katıdır.

9

اَفَلَا اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي

Efelâ ya’lemu iżâ bu’śira mâ fî-lkubûr(i)

Fakat o bilmiyor mu ki kabirlerin içinde bulunanlar (diriltilip) dışarı atıldığı zaman,

10

وَحُصِّلَ مَا فِي

Ve hussile mâ fî-ssudûr(i)

Göğüslerin içinde bulunan (tüm sır)lar ortaya konulduğu (zaman),

11

اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ

İnne rabbehum bihim yevme-iżin leḣabîr(un)

Muhakkak onların Rabbi, o gün kendilerin(in gizli ve aşikâr bütün yaptıkların)dan tamamen haberdardır.