بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ
El-hâkumu-ttekâśur(u)
(Malınızın ve soyunuzun) Çoklu(ğuy)la övünmek sizi oyaladı.
حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ
Hattâ zurtumu-lmekâbir(a)
Ta ki kabirler(i ziyaret)e varıncaya (ve ölünceye) kadar.
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ
Kellâ sevfe ta’lemûn(e)
Hayır (şeref sizin zannettiğiniz gibi malca ve soyca değildir)! Yakında (bunu) bileceksiniz!
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ
Śumme kellâ sevfe ta’lemûn(e)
Yine hayır! (Kesinlikle bunu) Yakında bileceksiniz!
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ
Kellâ lev ta’lemûne ‘ilme-lyakîn(i)
Dikkat edin! Eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız.
لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ
Leteravunne-lcahîm(e)
Gerçekten (övündüğünüz kişilerin) cehennem (ateşinde yandığın)ı görürdünüz.
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ
Śumme leteravunnehâ ‘ayne-lyakîn(i)
Fakat (kıyamet günü), muhakkak onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz!
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ
Śumme letus-elunne yevme-iżin ‘ani-nna’îm(i)
Sonra o gün, (size verilen bütün) nimetlerden elbette (tek tek) hesaba çekileceksiniz!