بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
اَلَمْ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke bi-ashâbi-lfîl(i)
(Resulüm!) Görmedin mi, Rabbin (Kâbe'yi yıkmaya gelen) fil sahiplerine ne yaptı?
اَلَمْ كَيْدَهُمْ ف۪ي
Elem yec’al keydehum fî tadlîl(in)
Onların (Kâbe'yi yıkma) tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ
Ve ersele ‘aleyhim tayran ebâbîl(e)
Onların üzerine (sürü sürü) ebabil kuşlarını gönderdi.
تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ
Termîhim bihicâratin min siccîl(in)
Onlara pişmiş çamurdan taşlar at(ıp onları taşl)ıyorlardı.
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَاْكُولٍ
Fece’alehum ke’asfin me/kûl(in)
Sonunda (Rabbin) onları yenilmiş bir ekine (çer çöp yığını hâline) getirdi!