بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ
Era-eyte-lleżî yukeżżibu bi-ddîn(i)
(Resulüm! O, herkesin ve her şeyin kendisine verilenlerden hesaba çekileceği) Din (günün)ü yalanlayan kimseyi gördün mü?
فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ
Feżâlike-lleżî yedu’’u-lyetîm(e)
İşte o, yetimi (ve dayanağını kaybetmiş kimseleri) itip kakar,
وَلَا عَلٰى الْمِسْك۪ينِۜ
Velâ yehuddu ‘alâ ta’âmi-lmiskîn(i)
Yoksulu (doyurmaz ve) doyurmaya da teşvik etmez.
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ
Feveylun lil-musallîn(e)
Yazıklar olsun (şu) namaz kıl(ıp ibadet ed)enlere,
اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ سَاهُونَۙ
Elleżîne hum ‘an salâtihim sâhûn(e)
Ki onlar namazlarından (ve ibadetlerinden) gâfildirler (ona ihtimam göstermezler).
اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ
Elleżîne hum yurâûn(e)
Onlar (iman etmediklerinden dolayı ibadetleriyle sadece) gösteriş yaparlar.
وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
Ve yemne’ûne-lmâ’ûn(e)
Bir de onlar (yapılan) en ufak bir yardıma (dahi) mâni olurlar.