بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ
İnnâ a’taynâke-lkevśer(a)
(Resulüm!) Muhakkak ki Biz sana (ve sana tabi olanlara ebedi nimetleri kazandıran bu) Kevser'i (Kur'ân'ı) verdik.
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ
Fesalli lirabbike venhar
Bundan dolayı Rabbin için salât et (bir kul olarak yalnızca O'na itaat et) ve (Rabbinin sana verdiklerini onun yolunda) kurban et!
اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ
İnne şâni-eke huve-l-ebter(u)
Şüphesiz ki (ebedi hayatını kaybeden) ebter, (sana verilen bu Kur'ân'dan dolayı) sana buğz edendir. [Ebter; soyu kesik, adı anılmayan, kesilmiş, koparılmış manalarına gelir. Kur'ân-ı Kerim'de bu kelime sadece bu âyette geçmektedir ve buradaki manası "ebedi hayatını kaybeden" demektir; çünkü Resulullah (s.a.v.) Efendimiz'e buğz edenler zahiri olarak değil manevi olarak ebediyen kaybetmişlerdir.]