بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ
Ve-ttîni ve-zzeytûn(i)
(Vahyin indiği) İncir ve Zeytin (Dağı'n)a andolsun,
وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ
Ve tûri sînîn(e)
Ve Sina Dağı'na andolsun,
وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ
Ve hâżâ-lbeledi-l-emîn(i)
Ve bu emin beldeye (Mekke'ye) andolsun ki,
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي تَقْو۪يمٍۘ
Lekad ḣalaknâ-l-insâne fî ahseni takvîm(in)
Gerçekten Biz insanı en güzel kıvamda yarattık.
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ
Śumme radednâhu esfele sâfilîn(e)
Sonra onu aşağıların aşağısına (hiçbir şeyi olmadan sefil bir hâlde dünyaya) indirdik.
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ
İllâ-lleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti felehum ecrun ġayru memnûn(in)
Ancak (bu dünyada) iman edip sâlih ameller işleyenler, (işte) onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ
Femâ yukeżżibuke ba’du bi-ddîn(i)
O hâlde (ey insan! Bütün) bu (gerçekler)den sonra sana dini (hesap gününü ve hesabı) yalanlatan nedir?
اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ
Eleysa(A)llâhu bi-ahkemi-lhâkimîn(e)
Allah, hakîmlerin hakîmi (olarak her konuda en güzel hükmü veren) değil midir?